ANTALYA’da gerçekleştirilen 63’üncü Altın Portakal Film Festivali’nin Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması jürisinde bulunan Filistinli sanatçı Yasmine Al Massri, Gazze’deki gelişmelere dikkat çekerek, “Hepiniz Filistinli olduğumu biliyorsunuz ve halkımı yanımda taşıyorum. Onları her yere beraberimde götürüyorum. Gazze ile ilgili, Filistin’e özgürlükle ilgili ve halkımın yaşadıklarıyla alakalı konuşmadan duramıyorum” ifadelerini kullandı.
Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliği yaptığı, ilk kez 1964 yılında Avni Tolunay’ın öncülüğünde düzenlenen Antalya Altın Portakal Film Festivali, bu yıl 63’üncü kez gerçekleştiriliyor. Festivalde toplamda 115 film gösterilecek olup, Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması’nda 13 film yer alıyor. Jüri başkanlığını Yunan görüntü yönetmeni Andreas Sinanos yürütmekte olup, jüride oyuncu Nejat İşler, oyuncu Fadik Sevin Atasoy, Filistinli sanatçı Yasmine Al Massri ve Ukraynalı yönetmen Maryna Er Gorbach bulunuyor.
FİLİSTİN KEFİYESİYLE KATILDI
Jüride yer alan Yasmine Al Massri, festivalin üçüncü gününe Filistin kefiyesi takarak katıldı. Massri, jüri koltuğunda gün boyunca filmleri izledi. Ayrıca Massri’nin rol aldığı ‘Palestine 36’ filmi de festivalin savaş temalı yapımlara ayrılan ‘Kökler, Işık ve Kamera’ adlı özel bölümünde gösterilecek.
‘FESTİVALDE OLMAKTAN GERÇEKTEN SEVİNÇ DUYUYORUM’
DHA muhabirine özel açıklamalarda bulunan Yasmine Al Massri, Türkçe ‘Merhaba’ ve festivalin sloganı olan ‘Daima’ kelimelerini öğrendiğini belirtti. Massri, “Bu kelimeler Arapçada söylediklerimize çok benziyor. Dürüst olmak gerekirse burada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Kendimi evimde gibi hissediyorum. Dildeki benzerlikler oldukça dikkat çekici. Arapçada sizinle birçok ortak kelime paylaştığımızı bilmiyordum. Bu yüzden festivalde bulunmaktan gerçekten mutluyum ve jüriye katılma daveti aldığım için onur duyuyorum” dedi.
‘HİÇBİR FESTİVALE KATILMAMIŞ FİLMLERE DE ŞANS VERİYORUZ’
Festivaldeki filmlerin yüzde 40’ının kadın sinemacılar tarafından yapıldığını ifade eden Yasmine Al Massri, “Kadınların seslerine ve kadın sinemacılara bu platformu sunan bir etkinlikte yer almak benim için büyük bir mutluluk kaynağı. Dünyayı dolaşıp A sınıfındaki filmleri izlesek de daha önce hiçbir festivale katılmamış filmlere de fırsat tanıyoruz. Cannes, TIFF ve BFI gibi festivallere giden filmlerin yanı sıra A sınıfı bir festivalde gösterilmek üzere seçilemeyen yapımlara da bir şans vermek çok önemli bir durum. Zira bağımsız bir film üretmek, özellikle de ilk filmi çeken bir yönetmen için son derece zorlu bir süreçtir. Bu nedenle gerçekten çok mutluyum” şeklinde konuştu.
‘BU KONULARDA ÇEKİNMEDİKLERİ İÇİN GERÇEKTEN MÜTEŞEKKİRIM’
Filistin’deki olaylar hakkında sürekli olarak konuştuğunu dile getiren Yasmine Al Massri, “Gerçekten minnettarım ve müteşekkirim. Sadece yaratıcı biri olarak değil, aynı zamanda insani ve ahlaki olarak benimle aynı çizgide olan bir topluluğun parçası olduğum için kendimi gerçekten ait hissediyorum. Hepiniz Filistinli olduğumu biliyorsunuz ve halkımı yanımda taşıyorum. Onları her yere beraberimde götürüyorum. Gazze hakkında, Filistin’e özgürlük hakkında ve halkımın yaşadıkları hakkında konuşmadan duramıyorum. Benim filmim ‘Palestine 36’ da festivalde gösterilecek. Programcılara ve festivale bu konulardan çekinmedikleri için gerçekten çok teşekkür ediyorum çünkü hepiniz haberleri takip ediyorsunuz ve dünya ahlaki olarak uyanıyor. Bu ahlaki ve insani bir uyanıştır. Antalya gibi bir festivalde buna bir platform sağlamak son derece anlamlıdır. Kendi insanlarımla birlikte olmaktan dolayı kendimi şanslı hissediyorum ve burada aranızda bulunduğum için minnettarım” diye ekledi.